Emekli Makinist
  Anılarım
 
BEN GENÇ İKEN

     1978 yılı başlarıydı, henüz 18 yaşındaydım ve meslekte birinci yılımı bile doldurmamıştım. Akşam 17.30 sularında Basmane Garında trenimizin hareketini beklerken o zamanki ustam M. Ali Kütükçeken (kulakları çınlasın, saygı ile anıyorum, minyon tipli, o zaman 25 yaşında idi), ile lokomotifin yanında duryorduk. Yaşlı bir beyamca ile hanım teyze yanımıza geldi.

--- Evladım bu Trenin makinistleri nerede?

--- Buyrun bey amca, bu Trenin makinistleri biziz.

--- Oğlum dalga geçmeyin, sizler çok gençsiniz, çocuk sayılırsınız!

--- Evet bey amca, biz makinistiz.

--- Yürü hanım yürü, en iyisi biz otogara gidelim, Trenler çoluk çocuğun eline kalmış!

Sonradan öğrendiğimize göre yıllar önce emekli olmuş bir demiryolcu olan bey amcamız, alışık olduğu yaşlı makinist tipine uymadığımız kanaatine varmış olmalı ki bizim götüreceğimiz İzmir Ekspresine binmekten vazgeçmiş. Bu anıyı hatırladıkça hep tebessüm eder, Türkiye'nin belki de ilk genç makinistleri olarak buruk bir gurur duyarım.
      Yusuf SÜNBÜL

Not:bu anı; Sayın Doç.Dr.Ergin TÖNÜK'ün WEB sitesi"http://e40003.me.metu.edu.tr/Anilar/Sunbul1.html"alıntıdır.
=======================================================================================================
                                                                                          DİZEL MOTOR USTASI
     
1980 Yılı Mayıs ayı içinde bir Eskişehir Basmane İzmir Ekp.Seferi sırasında (Saat Gece yarısını geçmişti)GÖKÇEDAĞ İstasyonunda Lokomotifimiz arızalanarak,stop etmişti,arıza tesbiti ve arıza giderilmesi için Makinist abimiz ile birlikte yarım saattir uğraşıyorduk,aşağıda bizi izleyen  yolcuların aceleci tavırları ve arızayı henüz tesbit edememiş olmamızın sıkıntısı ile biraz gergindik,yolcuların arasında beyaz gömlek ve beyaz pantalonlu birisi"Kaptan motorun havasını al,Bujileri temizle..."gibi bir çok talimatlar veriyor,bazı yolcularda "ne karışıyorsun sen ne anlarsın Tren'den"diye ona müdahale ediyorlardı,tabii biz arızayı bulamadık ve İmdat talep ettik.
     Ustam zaten bunalmış,çaresizlik içinde bir yandan adama söyleniyor,bir yandan da uğraşıyordu,benim aklıma bir muziplik geldi,ustama sessizce
 --Bırakalım adam tamir etsin,dedim
-- Olurmu,adam ne anlar,
--sen hele bir müsaade et bak neler olacak ?
--hadi bakalım görelim,dedi

    Neyse ben adama"Sen anlarsan bir bakıver usta"dedim, Adam "anlarım tabii,12 Yıldır Ankara Sanayisinde motor ustasıyım" dedi
    Zavallı adamcağız o beyaz giysileri ile abandı motor üstüne bizim tuttuğumuz elfenerinin ışığıyla arızayı arıyor ,10-15 dk.lık uğraşmadan sonra "Usta bu bizim motorlara benzemiyor,tamir edemedim" dedi,diğer yolcular gülüp duruyorlar,adam neden güldüklerini anlamaış olacak ki"Bu motor çok büyük yapamadım işte kolaysa siz yapın" dedi.aslında diğer yolcular ona gülmüyorlardı,adamın simsiyah olmuş elbiselerinin haline gülüyorlardı,zavalı adamcağız hem gülenlere kızıyor hemde kendi işgüzarlığına Lanet okuyordu,kimbilir belkide bundan sonra Tren binmeye tövbe etmiştir bile.
     Ne zaman yolda Lokomotif arıza yapsa bu anı aklıma gelir ve gülerek acaba böyle bir kahraman daha gelirmi diye düşünürüm.
          Yusuf SÜNBÜL

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=